Bavul Evliliği
11/10/2008 · Kategori: Oyku
Bavul Evliliği
Nevra Bucak
Artık hazırdım.
Bavulumu yaptım. İçine bir mevsimlik giysi koydum. Birlikteliğimiz sürerse, ikinci bir bavul daha yapabilirdim. Bunlar şimdilik bana yeterdi.
Onunla tanıştıktan bir süre sonra, "Ben platonik aşktan anlamam, bana karşı gerçekten farklı bir ilgi duyuyorsan, gelir, benimle yaşarsın!" demişti.
"Bana bavul evliliği mi teklif ediyorsun?"
İrkilmişti. "O ne demek?"
"Sevgilinin evine, geçici, belirsiz bir süreliğine tek bavulla taşınmak demek. Yerleşmek değil."
O zaman gülmüştü. "Peki, öyle olsun."
Yanıtım ona cazip gelmişti; pek çok erkekde olduğu gibi o da özgürlüğüne düşkündü.
Evin önünde bekliyordu. Arabasının içinde.
Bavulumu kapadım.
Evime son kez baktım. Buraya yeniden ne zaman geri döneceğimi bilmiyordum. Belki, birkaç gün içinde bile geri gelebilirdim; şimdilik her şey belirsizdi.
Evden çıktım. Kapımı üç kez üst üste kilitledim.
Kuşkular, çelişkiler içindeydim...
Yoksa, onu mu buraya çağırmalıydım? Uzağa da gitmiyordum. Yaşadığı yer, üç beş durak ötedeydi. Sonra, onun çok varsıl bir kitaplığı vardı; istediğim her kitabı alıp okuyabilirdim.
Asansöre bindiğimde mutlu olduğumu duyumsadım... Gece belki dışarda yerdik, ya da evde bana spagetti yapardı. Çok lezzetli spagetti yapıyordu. Sonra, mavi gömlek ona çok yakışıyordu. Lacivert kazak da...
Âşık olmuştum, bu kesindi! Aslında kesin olan tek şey, buydu.
Arabasına yaklaştım.
Dışarı çıktı.
Bavulu eline verdim. Göz göze gelip, ikimiz de aynı anda güldük.
Bir süre sonra, bir mevsimlik bir bavul daha hazırladım, sonra da iki mevsimlik. Böylece, bir yıl geçti...
Yine de hâlâ emin değildim, belki bir gün elimde mevsimlik bavullarımla birlikte, yeniden geri dönebilirdim. Bunu kim bilebilirdi?

